10 Kasım 2017

  10 Kasım Türkiye Cumhuriyet’inde yaşamış ve hala yaşamakta olan her insan için çok özel bir tarih olduğunu düşünüyorum. Kimse için olmasa bile benim için çok özel bir tarih. Ebedi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 79. yıl dönümü.. Ülkemiz için kendi hayatını feda etmiş yüce insan.. Ona olan saygımızı ve sevgimizi yaşamımızın son anına kadar korumak, bizden sonra gelecek nesillere  anlatmak, bizlere hediye ettiğin özgürlüğümüzü ve Cumhuriyetimize onlarla birlikte sahip çıkmak ve onu anmak  yapabileceğimiz en güzel şeydir diye düşünüyorum..  Her 10 Kasım günü Türkiye’ye bağımsızlığını hediye etmiş Ata’mız için 9.05’de hayat duracak ve herkes  onun sayesinde aldığı nefese  şükrederek anacak…  57 yıllık yaşamına 11 savaş,24 madalya,7 nişan,13 kitap,1 ülke ve milyonlarca özgür insan bıraktığın için bu vatanda yaşayan herkes sana minnettardır ATA’m…

s-46e371bd4a295a61dea5e4be3af74d37b1aec6c6

            10 Kasım 1938 Özlemle Anıyoruz.

            10 Kasım 2017 Özlemle Arıyoruz. 

                      

 

Sevgili kızım Melisa,

  41 haftanın sonunda artık dışarı çıkmak istemediğini düşünmeye başlamıştık seni bekleyen insanlar olarak . Artık içerisi ne kadar rahatsa senin için annenin normal doğum sancıları başlamamış ve 41 hafta daha içeride kalacak şekilde rahat olman bizim heyecanımıza heyecan kattı.. Annende bende artık normal doğum sancıları başlasın diye dua ettik. Ama maalesef olmadı. Doktorumuz annenin sancılarını ölçmek ve seni kontrol etmek için iki günde bir kontrole çağırdı bizi. Kontrollerimize gittik ve her gün hazır bir şekilde bekledik seni. Annenin en ufak hareketinde bütün ev ahalisi ayağa kalkacak duruma geldi. Ama sen gelmedin. Doktorumuz son kontrolümüzün 10 Kasım 2017’de olacağını ve eğer bir değişme olmaz ise  suni sancı vereceğini,doğuma geliyormuş gibi hazırlıklı olmamızı söyledi. Hemen haberler verildi ve son eksiklerimizi tamamlayıp heyecanla beklemeye başladık.

Cuma günü sabahı çok heyecanlıydık.  İlk önce Adana Atatürk Havalimanına  gidip  Bahadır dedeni aldık. Daha sonrasında hastaneye gittik ve doktor kontrolünden sonra gerekli tetkikler yapıldı ve annene suni sancı verilmesi gerektiğine karar verildi. Hayatımın en heyecanlı günüydü. Ne bir şey yiyebildim ne de annenin yanından adamakıllı ayrılabildim.Sabah saat 10.30 sularında annene serum yoluyla suni sancı verilmeye ve belirli periyotlarla muayene edilmeye başlandı. Bizde babaannen deden ve  anneannen ile beklemeye başladık. Bu sırada senin doğduktan sonra geleceğin ve bizim iki gün kalacağımız oda süslenmeye başladı. Gerçekten çok güzel bir oda oldu çok beğendik herşeyi.

 

  Odan bu şekildeydi Melisa’m. Benim içime çok sindi çok beğendim hazırlanan herşeyi.. 

 Sabah saat 10.30’dan  akşam saat 18.00 e kadar suni sancı alan annenin çektiği ağrıları hissedemesem de gerçekten kıvrandığını gördüm. Oradaki ebe arkadaşlara,doktorumuza olmadık sorular sordum heyecanımdan.. Sağolsunlar çalışan herkes bizimle  o kadar iyi ilgilendi ki  hepsine minnettarım.. Saatler 18.00’i gösterdiğinde doktorumuz son muayenesi yaptı ve hemen sezeryana alıyoruz dedi. Bir dakika bile beklemeden anneni apar topar ameliyathaneye indirdiler.  O ana kadar gerçekten doğacak mısın bilmiyordum. Nasıl bir his bilmiyordum. Sezeryan olacağı için içimde ‘Ergin güçlü durmalısın’ vardı. Gerçekten de annen ameliyata girdikten sonra  ameliyathanenin kapısının önünde benim için gergin bir bekleyiş vardı. Tanrı’ya tek duam annenin ve senin sağlıkla o soğuk ameliyathanenin kapısından sağlıklı çıkmanız vardı.

  Yaklaşık olarak 16 dakika sürdü senin sesini duyman. Ama 18.00 ila 18.16 arasındaki o küçücük 16 dakika bana bir ömür gibi geldi. Dizlerimin bağı çözülmüş,bulunduğum ortamın soğukluğu bedenime bir titreme getirmişti.Aldığım her soğuk nefeste annenin ve senin nasıl olduğunuzu,sağlıklı çıkıp çıkmayacağınızı düşünerek geçirdim. Yanımda Mert’im yoktu ama onun kadar sevdiğim kuzenim Barkın amcan vardı..  İlk ağlamanı duyduğumda Barkın’a öyle bir sarıldım ki. Çocuğun kemiklerini kıracaktım sanırım.. Aradan 1 dakika geçmeden seni kucağıma verdiler. Ne yapacağımı bilemedim. Aynı anda elli tane duygu yaşadım diyebilirim. Seni kucağıma aldığımda inanılmaz hafifledim. İlk önce sana baktım ağlıyordun kucağımda  daha yıkamamışlardı  bile seni.. Pespembe bedenin çığlık çığlığa ağlarken seni öptüm bir kere. Daha sonrasında da elinin ve ayaklarının parmaklarını saydım tam mı diye.. Sana bakmaya yeni başlamışken elimden aldılar seni.. O an sadece merdivenlerden seni götürecekleri yere koştum. Seni o camekanın arkasında izleyebilmek için. Orada seni bekleyen çok kişi vardı. Nefes nefese kalmışken oradaki kalabalığa sadece çok şükür doğdu dediğimi hatırlıyorum. Bunu söyledikten sonra seni getirdiler ve  o andan sonrasını pek hatırımda değil.. Sadece sevinçten ağlayan, gülen, birbirine sarılan bir kalabalık vardı. Hemşireler seni giydirirken sadece izleyebildim. O an dünya durdu benim için etrafımda yaşanan hiç bir şeyin benim için bir önemi yoktu. Sadece seni izliyordum. Aklımın bir köşesinde de annenin hala içerde olduğu.. Seni odaya aldılar.  Annenin sabahtan beri suni sancı almasından ve bir şey yiyememesinden dolayı doğal olarak aç olarak geldin odana.. Sürekli ağlıyordun.  Sıra annendeydi anneni bekledik deden,anneannen ve babaannenle birlikte. Daha sonrasında annen geldi ve her şey tamam olmuştu. Sezeryan başarılı geçmiş annende sağlıkla gelmişti yanımıza.. Duyguları o kadar yoğundu ki.. Ee kolay değil.. 41 hafta boyunca karnında taşıdığı,iletişim kurduğu kızına kavuştu sonuç olarak.. Artık tam bir aile olduk sen aramıza girdiğinde güzel kızım.. Ben kendimi o kadar kasmışım ki duygusal olarak o an kendimi boşaltamadım.. Çünkü güçlü durmam gerekiyordu. Çok duygulandım,çok heyecanlandım ama ağlamamak için kendimi hep tuttum..

Bizim bir parçamız olarak 10 Kasım günü saat 18.16’da  dünyaya gözlerini açtın hayatımızın anlamı oldun.. Böyle bir günde doğmanın benim için şöyle bir anlamı oldu. Düşünce yapısı olarak çocukluğumdan beri Atatürk’ü çok severek hep onu anarak ve Atatürk’çü bir düşünceyle büyüdüm. Doğacağın günün hüznü büyük olsa da kalbimizde,etrafımdaki herkese şunu söyledim. ‘ Bir Atatürk ölür,Bir Atatürk’çü doğar.. ‘ Kendi sahip olduğum değerlerle seni yetiştirmeye çalışacağım Melisa’m. Seni o kadar çok seveceğiz ki annenle.. Senin için elimizden,kalbimizden,içimizden ne geliyorsa yapmaya çalışacağız… Sen artık bizim kalbimizsin.. Seni gelecek günlere  en güzel şekilde hazırlayacağız… 

  Kime benzediğin konusuna gelirsek.. Biraz ben biraz annen ortaya karışık olmuşsun güzel kızım 🙂 Daha yüzün çok değişeceği için bu konuda yoruma kapalı. Zaman gösterecek artık  kime benzediğini 🙂 

23619179_1879644708716349_1012818528_n

Normalde fotoğraflarını paylaşmayacaktım kızım.. Ben nazara inanan bir insanım.. Biraz kendini topla seninle daha ne fotoğraflar çekeceğiz… Çok güzel anılarımız olacak… Benim bu hayata veda ettiğim güne kadar hep yanında olacağıma söz veriyorum… 

 

  Seni seven Baban.. 

    

 

 

 

 

2 Comments

  1. bebeğinizin sağlık ve huzurlu ve çok mutlu bir ömür geçirmesini dilerim. ben okurken bir sürü değişik duygu hissettim, bloğunuz o kadar güzel ki bence bir çok insan bu blogtan haberdar olmalı, kendi bloğumda sizin bloğunuzu anlatan bir yazı hazırlayacağım…

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s