Melisa’m.. 

  Artık 1 yaşındasın.. Hayatımıza ışık,mutluluğumuzun sebebi oldun geçtiğimiz bir yılda.. Seninle ilgili yazmaya başlamadan önce günün anlam ve önemi için yazacaklarım var.. 

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 80.yıldönümü aynı zamanda. Bir yanım çok sevinçli bir yanım ise  çok buruk.. Ülkemizin başına gelmiş dünyanın sayılı liderleri arasında gösterilen Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve özlemle anıyorum..  

ataturk_1

Ata’m.. Ben bir birey olarak çocukluğumdan bu yana senin sevginle büyüdüm. İçimdeki Atatürk sevgisini bize büyüklerimiz seni anlatarak  aşıladı.. Keşke o dönemde yaşayabiliyor olsaydım. Sanırım bana dilek hakkı tanısalar. Senin gibi bir insanla tanışmayı,konuşmayı çok isterdim. Yaptığın devrimler,ilke ve inkılaplar,bütün dünyaya boyun eğdiren üstün savaş yeteneğin sayesinde şu anda Türkiye Cumhuriyeti adı altında şanlı Türk bayrağımız dalgalanıyorsa hepsi senin sayendedir.. Sana ve silah arkadaşlarına allahtan rahmet diliyorum Ata’m..  İçimdeki bu Atatürk sevgisini alacağım son nefese kadar bir sonraki nesile aktarmak için  çabalayacağım..  Sen 10 KASIM 1938 tarihinde bedenen aramızdan ayrılmış olabilirsin ama yarattığın bu Cumhuriyet,fikirlerin hiçbir zaman sönmeyen bir ateş gibi içimizde kalacak. Yattığın yerde bil ki benim gibi düşünen vatan evlatları olduğu müddetçe seni bu ülkede kimsenin silmeye gücü yetmez… 

Atatürk ve silah arkadaşlarının ruhu şad olsun.. 

 

  2017 10 Kasım..  Sabah saatlerinde hastanedeydik.Heyecan,stres,korku,mutluluk.. Hepsini birden yaşadık.. Saat 18.00 ‘de anneni ameliyathaneye aldılar.. Ameliyathanenin kapısında hayatımın en uzun 16 dakikasını bekledim. Ebeveyn olmakla ilgili bilgisi olmayan anne-babanın ilk çocuğu saat tam 18.16’da ciyak ciyak bağırarak çıktı annesinin karnından.. Hayatımın en önemli anlarında ilk 5 e girer sanırım… İyi ki doğdun kızım.. İyi ki kızımız oldun.. Bize bu mutluluğu iyi ki yaşattın..  Sen doğmadan bir karar verdim. Hala yazıyorum. 18.yaş gününe kadar da  yazmaya devam edeceğim.. Eğer ölmez  sağ kalır isem bu yazdıklarımı kitap haline getirdiğimde nasıl tepkiler vereceğini daha doğrusu o günü iple çekiyorum..

  Aradan geçen bir sene de her anında  yanında olmaya çalışarak seninle ilgilenip bütün vaktimi sana ayırarak geçirmek büyük keyif..  Çevremdeki insanlar bunu zorunlu yaptığımı düşünebilir ama gerçekten ve gerçekten seninle ilgilenmek,seninle banyo yapmak,oyuncaklarla seni oynatmak,altını temizlemek,yemek yedirmek,şarkı söylemek,gitar çalmak,soytarılık yapmak,birlikte maç izlemek,geceleri uyanmak,sana mama hazırlamak,uyumadığında ertesi gün işe gideceğimi bile bile o saatte aynı güleryüzle sabırla seninle vakit geçirmek süper bir his. Her ne kadar çevremde benimle birlikte baba olan arkadaşlarım,abilerim,akrabalarım onlara kötü örnek olduğumu düşünseler de ben seninle yaptığım herşeyi keyifle ve mutlulukla yapıyorum. Buradan da beni okuyan tüm babalara sesleniyorum. Eğer bir ebeveyn olmaya karar verdiyseniz çocuk bakımıyla ilgili kendi donanımlarınızı fazlalaştırın. Çünkü çocuğunuza bakmak sadece annenin görevi değil. Sadece annenin görevi olduğunu düşünebilirsiniz ama değil. Birlikte karar verdiğiniz ve dünyaya getirdiğiniz çocuğunuzla bakım ve ilgilenme konusunda bir çaba sarfetmezseniz bir daha çocuğunuz 0-12 aylık döneminde olmayacak. Bir daha yaşayamayacaksınız. O yüzden hala vaktiniz varken çocuklarınızın herşeyiyle ilgilenin. Sadece sevmek hiç bir anlam ifade etmiyor buna emin olun..  Çocuğunuzla kuracağınız bu iletişimin ilerleyen yaşamınızda aranızdaki bağın ne kadar güçlü olacağının temelini attığına inanıyorum ben.  Bu konu hakkında da hiç araştırma yapmadım bilimsel bir verim yok ama bu sadece içten gelen bir inanç. Umarım Melisa ile ilerde de çok güzel bir bağımız olur. Bunu çok içten istiyorum.. 

     Güzel kızım Melisa… 

   Bugün artık bir yaşını doldurmuş bir kız çocuğusun.. Doğum gününle ilgili kısma geçmecen önce yine  sana yazacaklarım var.. Bir yıl içerisinde  bana kattığın tüm anlamlara,baba olmanın ne kadar mükemmel bir duygu olduğuna inandırmana,beni karşılıksız sevmene,baba demene,yanımda huzur içinde uyumana,benimle oyun oynamana,Daha bir yaşında olsan bile o minicik kalbinin aslında ne kadar büyük olduğunu görmeme izin vermene, şu kısacık 365 günün yaşarken ne kadar uzun geriye baktığında ne kadar kısa göründüğünü anlamama ve seninle bugüne kadar yaşadığım herşey için teşekkürler güzel kızım.. İyi ki doğdun. İyi ki hayatıma ışık oldun.. Sen artık benim bütün hayatımı adayacağım,birlikte herşeyi yapacağım 1 yaşındaki kızım iyi ki doğdun.. Aldığın her nefeste yanında olacağıma söz veriyorum. Son nefesimi de verene kadar yaptığın iyi-kötü herşeyde baban hep senin arkanda bunun bilinciyle her zaman arkanı döndüğünde hep beni göreceksin. 

Doğum gününe gelecek olursak sevgili kızım..  Bu kadar duygusallık yeter bence. Melisa belki bize kızacaksın büyüdüğünde ama biz annenle düşündük ve bir karara vardık. Doğum gününü minik ailemiz içinde kutlayalım dedik. Bir doğum günü partisini şu anda yapıp ne seni ne de kendimizi strese sokmanın bir manasını bulamadık. Tahminimizce hatırlamayacaksın ilk doğum gününü… Daha ölümsüz olsun diye seninle annen baban ve bizim ailelerimizle bir stüdyo fotoğrafçısıyla anlaştık..  Daha sonra sormak isteyen olursa da bunu özelden paylaşabilriim.. Çok güzel bir çekim oldu dedelerin,dayın,amcan,yengen,anneannen babaannen  keyifli bir çekim yaptıktan sonra hep birlikte bir yemek yedik. Sana tabi ki mum üflettik 🙂  Bu güzel organizasyon senin ilk doğum günün oldu bizce çok güzel oldu.Umarım sen de büyüyünce bizi anlar ve yaptığımız çekimleri beğenirsin.. !   

 

 

d51aa20a-4146-4142-a492-a87c918a6fb6b64ce41b-3e96-4c15-a082-d244d81709c7

 

Seni Taş Devri’ndeki Çakıl’a çok benzettiğim için ilk doğum günü pastan Çakıl’lı oldu 🙂 İyi ki doğdun bitanecik kızım ! 🙂 Nice yaşlarını görmek nasip olsun bize..

Artık doğum günü olayları bittiğine göre senin gelişiminle ilgili birazcık yazayım..  Son doktor kontrolümüzde doktorumuz senin boyunu ve kilonu ölçtü.. Boyun 72 cm Kilon 10.660 Gram. Doktorumuzun açıklamasına göre  Persentil olarak  15 aylık  bir bebek gibisin. Doktorumuz bu gelişiminden dolayı annenle beni tebrik etti..  Tabi ki  burada en büyük etken senin düzenini çok iyi oturtmamız.. Saatlerini şaşırtmadan düzenli bir şekilde beslenmeni sağlamaya,uyku düzenini maksimum seviyede tutmaya çalışıyoruz.. Umarım ilerleyen zamanlarda da böyle olacak sen de sağlıklı bir birey olacaksın..

 

 

Bana ilk ‘BABA’ dediğin anları kayıt altına almıştım.. Burada paylaşmak istedim.. Ne de güzel baba diyorsun sen !! ♥

 

 

Peki ilk adımların ? Yüzündeki o gülümseme için yapamayacağım bir şey yok ! Senin her adımında yanında olacağım. Her düştüğünde seni ben kaldıracağım.. 

             Baba sözü ! 

 

 

 

 

                 Güzeller güzeli canım kızım.. 

  En son yazdığımda tam 100 günlüktün. Bugün itibariyle tam olarak 9 aylıksın. Geriye dönüp baktığımda bu kadar hızlı nasıl geçti ben de bir şey anlamadım açıkcası. Neden bu kadar  bekledin diye soracak olursan da yazacaklarımı anca toparlayabildim.Doğduğundan bu yana geçen 9 ay baban olarak bana duygusal ve fiziksel anlamda çok şey kattı. Artık ileriye daha umutla,heyecanla bakıyorum.

 Her sabah senin neşeli suratınla uyanmak, her akşam seninle vakit geçirmek ve her gece seninle uyumak… Baba olmak dünyanın en güzel duygusuymuş bana bunu hissettirdin..Bazen sana bakarken dalıp gidiyorum.. Bu kadar güzel bir şey benim bir parçam mı diye sorgularken buluyorum kendimi.. Bir gülüşün için türlü türlü maymunluk yapıyorum.. Bu hayatımın sonuna kadar devam edecek bir şey. Kendimi her zaman hazır hissediyordum bu duyguları yaşamaya. İlk başlarda yalan söylemeyeyim çok zor gelmişti. Bir çocuğun olması bütün hayatını ona entegre etmen demek.. Bütün düzenimizi uyumamız,kalkmamız,dışarı çıkmamız yani yaşadığımız bütün hayatı senin düzenine uyduruyoruz. Bu ilk başlarda bizi zorlasa da insanoğlunun alışamadığı bir şey yok.  En çok yoran şey ise uykusuzluktu. Ama artık geride kaldı bunlar. Dönüp baktığımda güzel anılar olarak görüyorum.. 

   En son yazdığımda henüz 100 günlüktün. Geçen sürede yazamamamın nedeni gerçekten kafamı toplayamamaktı. Bir çok şey üst üste geldi. Seyahatler yaptınız annenle,işlerimin yoğunluğu derken küçük küçük notlar alarak bugün yazıyorum sana Melisa.. Sayende annen ve benim pabuçlarımız dama atıldı. Herkes sadece seni görmek istiyor. Kimse artık hal hatır bile etmiyor bize. Herkesin hayatının merkezinde sadece sen varsın. Çok şanslı bir çocuksun… Umarım bu kadar sevgi seni şımarık bir çocuk haline getirmez. Seni öyle yetiştirmeyeceğiz elbette  ama ailemizin ve çevremizin de bize bu konuda yardımcı olması gerekiyor. Umarım herkes bu konuda bize saygı gösterip söylediklerimizi yaparlar..  

   Sana  olan sevgimi kelimelerle tarif etmem mümkün değil.. Hayatta kendinden bir parçanın yaşamasının her gün uyurken izlemenin,sevmenin bazen de  uyandırmak istemenin, ellerinden tutup yürütürken sevincine ortak olmanın,gitar çalarken ki gülüşlerinin,tepkilerini gözleri dola dola izlemenin sevgiden başka bir açıklaması olduğunu düşünmüyorum. Salt bir sevgi.. Gün içinde bile o kadar çok özlüyorum ki seni saatimin kadranı,telefonumun ekranında sen varsın güzel kızım..   Herkesin seni ne denli sevdiğini zaten söylemiştim.  Amcan,dayın anneannen,babaannen dedelerin.. Herkes seni çok seviyor. Bir ışık gibi doğdun 10 Kasım günü hayatımıza.. Herkesi değiştirdin.. Sevgisini çok gösteremeyen babam bile seni gördüğünde gözleri ışıl ışıl oluyor. Babamın bir sözünü hiç bir zaman unutmayacağım. Oğlum biz sizi de sevdik. Biz sen doğduğunda dünyaya bir ceviz ağacı ektik. O ağacı suladık,bakımını üstlendik,büyüttük. Şimdi o ağaç meyve verdi.. Yani demem o ki sen cevizsin Melisa ceviz içi.. Bu sözünden çok etkilenmiştim. İlerde eğer sağ kalırsam sana anlatacağım hikayelerden biridir.. 

   Melisa sen gerçekten müziğe ilgili bir çocuksun. Şarkılara,enstrümanlara,video kliplere, herşeye ilgin var..  Buna çok seviniyorum.. Hatta bu sıralar eve bir duvar piyanosu bakıyorum.. Ben senin buna ilgin olduğunu ve  müzikte başarılı olacağını düşünüyorum.. İnşallah çok iyi bir piyanist olursun ! : ) Sadece müzik değil istediğin her alanda eğitim almanı sağlayacağım elimden geldiği kadar.. Nereye eğilmek istersen oraya eğil.. Kendini nerede mutlu hissedersen onu yap kızım..  Büyüdüğünde sana bu konuda etki etmeyeceğim ( tabi ki mantık çerçevesinde )   

 

    Aradan geçen zamanda bizim için en büyük değişiklik. Evimiz oldu sanırım. Evet kızım taşındık. İleriye dönük bir plan yapıp evimizi değiştirdik. Sana üzülerek söylüyorum ki artık köpeklerimiz yok evimizde. Onları mutlu yaşabilecekleri insan dostlarına sahiplendirdik.. Gittikleri yerlerde çok mutlular.. Biz de yeni evimizde daha mutluyuz.. En azından artık sana mama hazırlamak için bir kat aşağı inip çıkmıyoruz. İlerleyen yaşlarında  her yere güvenlik önlemi almaktansa böyle bir seçim yaptık ve doğru bir seçim yaptığımızı düşünüyorum. Umarım hayırlı olur bu kararımız. Şu anda senin için daha iyi bir parkı var,havuzu var oturduğumuz sitenin senin vakit geçireceğin alan daha fazla. Bizim içinde düz ayak olması kullanışlı olması güzel oldu.

   Seninle ilgili şu anda paylaşmak istediğim bir anım var.. İzmir’e gitmiştiniz annenle birlikte.. 15 güne yakın seni görmemiştim sadece telefondan görüntülü olarak görüştük. Akşam vakti uçağım İzmir’e indi. Geç vakit olduğu için seni o gecenin sabahında görürüm diye düşünmüştüm. Uyumamışsın. Annende  getirmiş seni havaalanına haberim yoktu. Valizimi arabanın bagajına koydum annen indi arabadan kucağında sen yeni uyanmışsın gözlerin mahmur bakıyor. Annenin kucağındayken seslendim sana Melisa babacımm diye tepki yok ses yok kucağıma aldım.. Öptüm bitane kokunu çok özlemişim kokladım. Sanki ilk defa  kucağıma alıyor gibi.. Arabaya bindik kucağımda oturup ışıldayan gözlerinle bana  o kadar güzel bakıyordun ki. Bana kimse böyle bakmamıştı bugüne kadar. Yüzündeki gülümsemeden anladım senin daha o minicik kalbinin ne kadar büyük olduğunu ve beni ne kadar özlediğini. Ben bile bu kadar beklemiyordum Kucağımda uyuyakaldın sonra. Çok huzurluydun. Bana o bakışını hiç unutmayacağım. O mutluluğunu,gülümsemeni ve gösterdiğin sevgiyi hiç unutmayacağım. O anı annen fotoğraflamış biraz bulanık ama bunu atacağım. 39211621_247438465882644_1397664301799440384_n.jpg

  Kız çocukları babaya düşkün olurmuş. Ama seninle benim aramdaki bağ o kadar güçlü ki şu anda yazarken bile gözlerim doluyor.. Bana her baktığında içim eriyor. Sen benim kalbime düştün güzel kızım.. İyi ki de düştün. Böyle bir sevgiyi hakedecek ne yaptım bilmiyorum ama iyi ki yapmışım ! İyi ki varsın Melisa.. 

 

  Melisa annen sana hamileyken bir karar vermiştim. Seninle ilgili bir dövme yaptıracaktım. Seni vücudumda sonsuza kadar taşıyacaktım. Onu da burada paylaşmak istiyorum. İlerde sen bu yazıları okurken bunun burada olması gerekiyor.

39148908_1195504293922926_3466135029887795200_n.jpg

  Buradaki ayak izi senin ayağının taslağıyla yapıldı. Sen daha o zaman 3 aylık bile değildin. İz bırakanlar unutulmaz diye bir parça vardı. Sen bizim hayatımıza girdin ve artık bir izin var.. Bedenim çürüyene kadar orada kalacak.. Sen zaten kalbimizdesin her zaman !  Şimdi genel anlamda bir fotoğraf paylaşımı yapacağım güzel kızım.. Çektiğimiz onlarca,yüzlerce fotoğrafın içinden seçtiklerim bunlar 🙂 

 

Artık 9 aylık bir kız çocuğusun.. Yüzün her zaman böyle gülsün,bakışların her zaman böyle masum olsun güzel kızım.. Annen ve ben  yaşadığımız müddetçe seni en iyi şekilde yetiştirmeye ve yaşadığın süre boyunca  aldığın her kararda,yaptığın herşeyde arkanda olacağız… Biz senin her zaman başını yaslayacağın omuz  anne baba olmanın dışında senin en yakın arkadaşların olacağız.. 

                                                          Sevgi ve umutla… Seni seven baban ! 

                                                  Sevgili kızım Melisa ;

    Dünyaya gözlerini açtığın andan itibaren tamı tamına 100 gün geçti. Bizim için zorlu ancak bir o kadar da güzel geçen 100 günde her gün yeni olgunluklar katıyorsun annen ve bana. Her gün bir şey öğreniyoruz. En son sana yazdıktan sonra biraz beklemek istedim.. Gelişimini takip etmek neler olacağını görmek adına. Tabi senin verdiğin yorgunluk ve işimin yoğunluğundan dolayı bugüne kadar sarktı yazıyı yayınlamam. 

    Seninle ilgili kısma gelmeden önce bahsetmek istediklerim var.. Ben  baba olarak senin gelişimin ve bakımın için elimden geleni yapıyorum. Hatta çevremde çocuğu olan  bir çok arkadaşım,akrabam olan babalardan daha fazla ilgilendiğimi söylemeliyim. Ben  gün içerisinde çalıştığım için akşam gelince yorgun bile olsam seninle ilgilenmeye çalışıyorum. Alt değiştirme olsun,banyon olsun annene elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Şu anda  kesinlikle ve kesinlikle annene bağımlı yaşıyorsun. Henüz emme dönemindesin ve annenin kokusunu alınca çok daha sakin oluyorsun. Baba olmak evet güzel bir şey ama anne olmak bambaşka bir şey. Müthiş derecede sabır,psikoloji,güç isteyen bir olay. Sen doğmadan önce bana çok kolay geliyordu bu mevzular.. Ama sen doğduktan sonra anneni de görünce,anneliğin saygı duyulması gereken bir şey olduğunu öğrentim. Buradan öncelikle Eşim Başak’a  sonrasında bütün annelerin önünde saygıyla eğiliyorum. Çok kutsal bir olay gerçekten.. Buradan da bütün babalara sesleniyorum.. Bebeğinizle elinizden geldiğinin fazlasıyla ilgilenmeye eşinizin üstünden bir tık da olsa yükünü almaya çalışın. Gerçekten çok zor bir şey yapıyorlar…

Güzel kızım sana gelince; Aslında çok zor bir bebek değilsin.. Nazar değmesin gece uykuların genel anlamda düzenli ve genel anlamda rahat bir çocuksun. Bunun en büyük faktörlerinden biri de bizim seni bir birey olarak görüp eve kapatmamamız olduğunu düşünüyorum. Neredeyse haftada 3-4 kere dışarı çıkıyorsun. Bu da dışarıdaki yaşama seni daha kolay alıştırıyor. Biz annenle birlikte senin havadaki  mikroba da ihtiyacın olduğunu düşünüyoruz. Sadece aynı evde aynı havayı soluman taraftarı değiliz. Yeterli şekilde korunursan bir şey olmayacağını düşünüyoruz!  Sadece ve sadece gelen misafirler yahut dışarıda seni görenler ellerini öpmek, kucaklarına almak istiyorlar buna pek izin vermiyoruz. Çünkü elin en çok ağzına götürdüğün şey dışarıdan gelen insanların ağzındaki ve ya nefesindeki mikroplar sana zarar verebilir diye düşünüyoruz. İlk baştan böyle bir tavır sergilediğimiz  için insanların anlayışla karşılaması gerekiyor.

  Birlikte ilk yılbaşımızı İzmir’de geçirdik. Sen de ilk uçak yolculuğunu yaptın. Gidişimiz gayet güzeldi. Normalde uçak yolculuğu yaparken ağlayan çocukları hiç sevmem rahat edemem. Sanki sana uyku ilacı vermişiz gibi uçağa kalktıktan itibaren mışıl mışıl uyudun pamuğum. 🙂 1 hafta önceden İzmir’e götürdüm annenle seni. Bir hafta boyunca yalnız kaldım evde. Ses soluk yoktu,bomboş bir evde sizi özlemekle geçirdim diyebilirim… Yılbaşını da uyuyarak geçirdin.. 🙂 Umarım bütün yıl melekler gibi uyursun..

 

27393947_1962142073799945_729615102_o

2018’in ilk fotoğraflarından !Ataman ailesi..:) 

 

27294072_1962117373802415_798614764_n

Bu fotoğraf benim hayatımda çektiğim en güzel fotoğraf olabilir gerçekten..  Sen daha burada 2 aylık bile değilsin.. Güzel kızım bunlar daha başlangıç.. Sen bizim hayatımızda verdiğimiz en güzel kararın sonucusun.. Seni çok seviyoruz ! 

İzmir’deki geçirdiğin bir hafta ve sonrasında anneannenin doğum günü vardı biz yetişemiyoruz diye erkene çektik ve anneannene doğum günü pastası aldık 🙂 Gitmeden kutlayalım istedik… Sonuçta anneanne olarak ilk doğumgünü..  İyi ki doğdun Annemiz.. İyi ki doğdun Anneannemiz.. ! 

28232982_1993562743991211_333132830_n

Kızım benden sana bir baba tavsiyesi.. Her zaman ama her zaman kendinden büyük insanlara,dostlarına,akrabalarına,ailene saygını ve sevgini hiç bir zaman bozma.. Gün gelir en sevdiğin insan bir bakmışsın yanında değil… Her konuda paylaşım yaptığın birşeyleri danıştığın insan bir bakmışsın etrafında yok.. Bunun pişmanlığını yaşamaman için şimdiden buraya küçük bir not düşüyorum.. 

Yeni yıldan sonra evimize döndük..  Döner dönmez de zaten dedenin doğum gününü kutladık. Bu aralar başrolde hep sen varsın  🙂 Bizim pabuçlar dama atıldı.. 

27044739_1962121570468662_585730069_n

  

Bu anılar çok güzel anılar … İlerde seni böyle fotoğrafladığımız için çok sevineceksin.. Bu anılar karşına çıktığında çok duygulanacaksın.. Dedenle birlikte iyi ki doğdun babacığım.. İyi ki doğdun dedeciğim… 

Geçen süreçte her gün büyüdüğünü,hareketlerinin bakışlarının değiştiğini görmek mucizevi bir olay.. Artık bizi görebiliyorsun ve ayırt edebiliyorsun.. Bu bile süper bir şey ama bir gülüşün var işte  insana bütün dertlerini unutturacak cinsten..  Sana bakıpta stresini atmamak,yorgunluğunu -atmamak ne mümkün ?  Tabi bu yazmadığım süreçte aşıların oldu. İşin o kısmında devlet baya iyi çalışıyor diyebilirim.Aşıların takipleri,soğuk zincir olması gerektiği,bebeğin gelişimiyle ilgili her şey takip ediliyor..  Aşı vurulurken bir kere izledim aşı vurulmasını galiba benim yüreğim elvermiyor. Sen ağlayınca içim kopuyor..  Gözlerim doluyor tutamıyorum kendimi..  

İzmir dönüşümüzden sonra sana bir haller oldu babacım. Herşeye ağlamaya başladın,huzursuz oldun,en ufak seslere uyanmaya ve hatta uyanmamaya başladın. Annenle doktoruna da sorduk,kendimizde araştırma yaptık ve senin jetlag olduğuna karar verdik.muhtemelen uçaktaki ani basınç değişiklikleri seni biraz etkilemiş oldu. Bu süre zarfında sadece kucakta uyudun ve yüksek volümlü ağlama nöbetleri geçirdin. Çok şükür ki geçti bu problemler..  

 

Son doktor  kontrolümüzde başlayan huzursuzluğun ve  rotarix denilen aşıyı yaptırmak için gittik. Doktorumuz Tarık bey’e gitmeden önce sorularımızı toparladık. Gittiğimizde sormak istediğimiz bütün soruların cevabını Tarık bey daha sormadan cevapladı. Gerçekten doktor çok önemli… Rotarix denilen aşıyı ben bacağına ya da koluna vuracak sandım. Ama ağızdan veriliyormuş. Rahat bir nefes  aldım.. Rotarix aşısı ile ilgili biraz da bilgi vermek istiyorum. Rota virüsü bebekler için çok riskli bir virüs. Rotarix aşısınında bu aylarda ilk dozu yapılması gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde 0-1 yaş grubundaki bebek ölümlerinin yüzde 85’inden sorumlu sayılıyor. Allah korusun tedbirimizi almakta fayda var diye düşünüyorum.  İyi ki yaptırdık. İkinci dozunuda 6. ayın sonunda alacaksın güzel kızım benim.. 🙂  Boy kilo oranın maşallah standartlarda gidiyor. Şu anda 6.100 Gram ve 61 cm boyun var.. Doktorumuz tebrik etti bizi. Ek mama vs kullanılmadan sadece anne sütüyle bu kilolara gelmen güzel bizim açımızdan. Sen bizim en kıymetlimizsin.. Seni değil biriyle paylaşmak kucağımdan indiresim gelmiyor… Beni her akşam maymun ediyorsun.. Ben bu yazıyı yazarken annenle birlikte izmirdesiniz şimdiden ikinizi o kadar çok özledim ki.. Bir an önce gelin yanıma !!!

27294536_1962126633801489_1151382124_n

Bu gülüşünle her şey aklımdan siliniyor… İş stresim,yorgunluğum herşeyim iyi ki varsın güzel kızım ! 

 

 

 

Buraya çektiğimiz fotoğraflardan paylaşıyorum aman nazarınız değmesin benim güzel kızıma! 

Senin varlığın,aldığın nefes,parmağımı o güçlü sıkışın,ponçik ponçik gülüşün  herşeyin ama herşeyin benim için o kadar değerli ki. Keşke her anında yanında olup yaptığın herşeye şahit olabilsem.. Böyle güzellikler yaşadığın,yaşattığın,öğrendiğin,öğrettiğin her şey çok kıymetli birer anı olarak kalacaklar geçmişte.. Hatırlamak ve bu anları yaşamak güzel bir duygu olacak bizim için ! 

 

Böylece çektiğimiz ve beğendiğimiz bütün fotoğraflarını da burada paylaşmış oldumm…. Yakın zamanda tekrar bir yazı yazacağım. Sen hep benim tatlı mı tatlı güzel mi güzel pamuğum ol tamam mı güzel kızım ! 🙂 

 

Seni seven baban ! … 

                                                     Güzel kızım Melisa 

 Yazıya nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Duygularım o kadar yoğun ki ne anlatacağımı nereden başlayacağımı bilemiyorum aslında.. Galiba doğduğun ilk geceden bahsetmeliyim..  10 Kasım 2017 gününde 18.16’da seni kucağıma aldıktan sonra etrafımda olup beni yalnız bırakmayan bütün akrabalar ve arkadaşlarıma öncelikle teşekkür ederim. Bunu çok içten söylüyorum  öyle bir durumda insanın herkese sarılası herkesi öpesi geliyor. Benim telefonum bir dakika susmadı doğduğun gün kızım.. 🙂 Seni sevecek olan bir çok insan var anlayacağın yandın sen !  🙂 İlk gecemizde hastanede deden ve anneannenle birlikte annenin yanında kaldık. O gece yorgun düşmüş bedenler vardı annen seni doğurdu ama biz dışarda maaile 9 doğurduk.. Gün boyunca ayakta kalmamızın verdiği yorgunlukla hastanede oturduğumuz yerde uyukladık.. Sen ağladın kalktık,sen uyudun bayıldık.. Kantinciyle ahbap olduk kahve içmekten. İlk gecen çok huzurluydu senin açından..  Benim açımdan ise enteresan bir deneyimdi diyebilirim.. Hayatımda gördüğüm en sevimli yaratıksın bu arada ! 

 Eve geçtiğimizden beri 40 gün geçti. Tam 40 gün. Sağolsun anneannen seninle ilgilendi. Göbek bağın düşene kadar da bizimle kaldı.  Gerçekten bize çok şey kattı. Sudan çıkmış balık gibiydik çünkü.. Çok şükür ki senin ve annenin sağlığında herhangi bir ters durum yok. Bizi mutlu eden taraf, senin gelmenden önce sağlığınızdı..Şimdi etrafımdaki bekar arkadaşlarım,yeni evli arkadaşlarım bana bir soru soruyor.. Baba olmak nasıl bir duygu ? Hissettiğim ve verdiğim tek cevap şu ; Bu yaşınıza kadar sizi mutlu eden,eğlendiren,güldüren bütün anılarınızı bir kenara koyun ve 10.000 ile çarpın. çıkan sonuç çocuğunuzun olması… Gerçekten de öyle hissediyorum. Yani dünya üzerinde bir insan evladının kakasını yaptı diye,gaz çıkardı diye mutlu olacağım benim aklıma hiç gelmemişti. Sen zaten gülümsediğinde ya da abuk subuk sesler çıkardığında biz annenle o kadar mutlu oluyoruz o kadar çok gülüyoruz ki bu mutluluğu tarif etmek mümkün değil.. 

 

 Artık sen doğalı 40 gün olduğuna göre bir kaç fotoğraf paylaşabilirim. Şimdiden söylüyorum bunu okuyan arkadaşlar bir maşallahınızı alırım. ! 🙂  Hastanedeki fotoğraflarımızdan bir kaç tane burada paylaşmak istedim. Doğduğun günden bugüne eve artık ışık hızıyla gitmek istiyorum canımın içi.Gün içerisinde seni o kadar çok özlüyorum ki dakika saniye fotoğraflarına bakıyorum bir an önce akşam olsun da seni kucağıma alayım,gazını çıkartayım,sana şarkılar söyleyeyim istiyorum. Sen doğmadan önceki yaptığım araştırmalar,okuduğum her şey birer hikayeymiş onu anladım. Tamamiyle sana bağıntılı. O an sen nasıl keyifli oluyorsan biz de sana göre şekilleniyoruz. Biz annenle 40 günün geçene kadar seninle teması bizim ve ailemizin dışında çok aza indirgedik. Senin bünyenin hastalıklara karşı açık ve zayıf olmasından kaynaklı.. Çok şükür ki 40 günü çok rahat olmasa da atlattık. Bizi gören çevremizdeki arkadaşlar sana davranışlarımızdan ve bakımından sanki bu sizin ilk çocuğunuz değil gibi diyorlar. Tabi bu konuda anneannenin çok büyük payı var.. Seni ilk yıkayan annen,anneannen ve babaannendi. Ben işyerinde olduğum için ilk yıkamanda bulunamadım ama videolarını izledim. Daha sonrasında ise  annenle seni birlikte yıkıyoruz çok iyi öğrendik bu işi… Banyoda çok keyiflisin bu arada 🙂 

DZQIE5662

                       Her zaman göreve hazırım. Gece nöbeti ben de ! 

  Geceleri  ilk günler dünyaya alışma sürecinden kaynaklı bazen sıkıntılı günler           geçirdin güzel kızım.. Ama yine de uyum sürecini güzel atlattık            bence..Doğduğunda çok düşündüm nasıl yapacağım,yeterli olabilecek miyim,sana iyi bakabilecek miyim,iyi bir baba olabilecek miyim diye.. Herşeyi akışına bırakıp bir olgunluğa erişiyor insan bir kaç gün geçince. Çünkü bana ve annene bağımlı olan savunmasız bir varlık olarak  girdin hayatımıza. 

Bir gülümseme insanı bu kadar etkileyebilir.Mutlu edebilir delirtebilir.. Geçirdiğimiz günlerde bana gülümsediğin nadir anların oldu.. Genelde beni rahat bir yatak olarak görüp üstümde uyuduğun için gülümsemelerine annen kadar şahit olamıyorum. Tabii çalışma hayatımında bununla ilgilisi var akşamdan akşama görüyorum seni.. Çok özlüyorum.. Gün içerisinde bir anda fotoğraflarına bakarken buluyorum kendimi.. Ah şu teknoloji olmasa heralde gün içerisinde kaçıp kaçıp yanına geleceğim.. Bir an önce ısırmalık moduna geçmeliyiz senle dişlerim kaşınıyor 🙂 Hayatımda gördüğüm daha tatlı bir şey yok.. Kirpi bile yavrusunu pamuğum diye severmiş ama sen benim harbi pamuğumsun.. Senden şikayetçi olduğum bazı noktalar var onları da söylemeden geçmeyeceğim… Omuzda uyuma tribine girdin anlıyorum koku,sıcaklık,titreşim istiyorsun.. Ama daldıktan sonra bir zahmet uyanma yaa ! 🙂 Resmen felçliler gibi geziyoruz annenle evde. Az biraz bize dinlenme süresi tanı kızım aa çok ayıp.

TRUJ7032

Benim elimde olan tek bebeklik fotoğrafım bu. Uzun bir zaman önce negatifleri olmadığı için elimden gittiler.. Soldaki benim bebekliğim.. Sağdaki senin.Sanki bana mı benziyorsun ? Yok Yok annenden de almışsın tam ortak bir çalışma olmuş 🙂 İyi ki girdin hayatımıza sen be güzeller güzeli kızım ! 🙂 

      Son olarakta bu birbirinden güzel fotoğrafları paylaşıyorum burada. Tam bir soytarıyız fotoğraflarda.. Melisa seninle bir çok anımız olacak. Sen annen ve ben  çok güleceğiz,eğleneceğiz,oyunlar oynayacağız,ödev yapacağız,tatillere çıkacağız,evcilik oynayacağız,maç izleyeceğiz,alışveriş yapacağız,müzik dinleyeceğiz,müzik yapacağız.. Hayatında yaptığın herşeyde arkanda durup seninle geçirebileceğim bütün vakitleri dolu dolu yaşamaya çalışacağım. Senin örnek aldığın adam olabilmek için her gün kendimi geliştirmeye çalışıp,her geçen gün yeni bir şey öğrenip sana yararlı olabilecek bir insan olmak için çabalayacağım. Herşeyden önce sana insanları sevmeyi,hayvanları sevmeyi,yaşamayı sevmeyi öğreteceğim… 

25593433_1922930854387734_1003977119_n

 2014 yılının Ağustos ayında kendi sosyal medya hesaplarımın birinde bir bebek paylaşmışım.. Üzerinde ASLAN PARÇASI yazan bir zıbın ile .. Post’un açıklama kısmına sen benim olsana yazmışım..  Sen benim oldun Tanrı seni bana bahşetti.. Seni cimbomlu yapıcam kızım.. !  Dedelerin,amcan ve dayına lütfen inanma. Galatasaray’lı olmak bir ayrıcalıktır.. !  Bu yazımı biraz geciktirdim 40 günün geçmesini bekledim.. Bundan sonra daha fazla yazacağım güzel kızım… Hafta sonu İzmir’e gidiyoruz.. Yılbaşını da orada geçireceğiz.. İlk uçak yolculuğun ve yeni yıla seninle birlikte gireceğimiz yazıyı yazmak için şimdiden sabırsızlanıyorum..  Yılbaşından sonra tekrar yazacağım.. 

Seni seven Baban… ! 

  10 Kasım Türkiye Cumhuriyet’inde yaşamış ve hala yaşamakta olan her insan için çok özel bir tarih olduğunu düşünüyorum. Kimse için olmasa bile benim için çok özel bir tarih. Ebedi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 79. yıl dönümü.. Ülkemiz için kendi hayatını feda etmiş yüce insan.. Ona olan saygımızı ve sevgimizi yaşamımızın son anına kadar korumak, bizden sonra gelecek nesillere  anlatmak, bizlere hediye ettiğin özgürlüğümüzü ve Cumhuriyetimize onlarla birlikte sahip çıkmak ve onu anmak  yapabileceğimiz en güzel şeydir diye düşünüyorum..  Her 10 Kasım günü Türkiye’ye bağımsızlığını hediye etmiş Ata’mız için 9.05’de hayat duracak ve herkes  onun sayesinde aldığı nefese  şükrederek anacak…  57 yıllık yaşamına 11 savaş,24 madalya,7 nişan,13 kitap,1 ülke ve milyonlarca özgür insan bıraktığın için bu vatanda yaşayan herkes sana minnettardır ATA’m…

s-46e371bd4a295a61dea5e4be3af74d37b1aec6c6

            10 Kasım 1938 Özlemle Anıyoruz.

            10 Kasım 2017 Özlemle Arıyoruz. 

                      

 

Sevgili kızım Melisa,

  41 haftanın sonunda artık dışarı çıkmak istemediğini düşünmeye başlamıştık seni bekleyen insanlar olarak . Artık içerisi ne kadar rahatsa senin için annenin normal doğum sancıları başlamamış ve 41 hafta daha içeride kalacak şekilde rahat olman bizim heyecanımıza heyecan kattı.. Annende bende artık normal doğum sancıları başlasın diye dua ettik. Ama maalesef olmadı. Doktorumuz annenin sancılarını ölçmek ve seni kontrol etmek için iki günde bir kontrole çağırdı bizi. Kontrollerimize gittik ve her gün hazır bir şekilde bekledik seni. Annenin en ufak hareketinde bütün ev ahalisi ayağa kalkacak duruma geldi. Ama sen gelmedin. Doktorumuz son kontrolümüzün 10 Kasım 2017’de olacağını ve eğer bir değişme olmaz ise  suni sancı vereceğini,doğuma geliyormuş gibi hazırlıklı olmamızı söyledi. Hemen haberler verildi ve son eksiklerimizi tamamlayıp heyecanla beklemeye başladık.

Cuma günü sabahı çok heyecanlıydık.  İlk önce Adana Atatürk Havalimanına  gidip  Bahadır dedeni aldık. Daha sonrasında hastaneye gittik ve doktor kontrolünden sonra gerekli tetkikler yapıldı ve annene suni sancı verilmesi gerektiğine karar verildi. Hayatımın en heyecanlı günüydü. Ne bir şey yiyebildim ne de annenin yanından adamakıllı ayrılabildim.Sabah saat 10.30 sularında annene serum yoluyla suni sancı verilmeye ve belirli periyotlarla muayene edilmeye başlandı. Bizde babaannen deden ve  anneannen ile beklemeye başladık. Bu sırada senin doğduktan sonra geleceğin ve bizim iki gün kalacağımız oda süslenmeye başladı. Gerçekten çok güzel bir oda oldu çok beğendik herşeyi.

 

  Odan bu şekildeydi Melisa’m. Benim içime çok sindi çok beğendim hazırlanan herşeyi.. 

 Sabah saat 10.30’dan  akşam saat 18.00 e kadar suni sancı alan annenin çektiği ağrıları hissedemesem de gerçekten kıvrandığını gördüm. Oradaki ebe arkadaşlara,doktorumuza olmadık sorular sordum heyecanımdan.. Sağolsunlar çalışan herkes bizimle  o kadar iyi ilgilendi ki  hepsine minnettarım.. Saatler 18.00’i gösterdiğinde doktorumuz son muayenesi yaptı ve hemen sezeryana alıyoruz dedi. Bir dakika bile beklemeden anneni apar topar ameliyathaneye indirdiler.  O ana kadar gerçekten doğacak mısın bilmiyordum. Nasıl bir his bilmiyordum. Sezeryan olacağı için içimde ‘Ergin güçlü durmalısın’ vardı. Gerçekten de annen ameliyata girdikten sonra  ameliyathanenin kapısının önünde benim için gergin bir bekleyiş vardı. Tanrı’ya tek duam annenin ve senin sağlıkla o soğuk ameliyathanenin kapısından sağlıklı çıkmanız vardı.

  Yaklaşık olarak 16 dakika sürdü senin sesini duyman. Ama 18.00 ila 18.16 arasındaki o küçücük 16 dakika bana bir ömür gibi geldi. Dizlerimin bağı çözülmüş,bulunduğum ortamın soğukluğu bedenime bir titreme getirmişti.Aldığım her soğuk nefeste annenin ve senin nasıl olduğunuzu,sağlıklı çıkıp çıkmayacağınızı düşünerek geçirdim. Yanımda Mert’im yoktu ama onun kadar sevdiğim kuzenim Barkın amcan vardı..  İlk ağlamanı duyduğumda Barkın’a öyle bir sarıldım ki. Çocuğun kemiklerini kıracaktım sanırım.. Aradan 1 dakika geçmeden seni kucağıma verdiler. Ne yapacağımı bilemedim. Aynı anda elli tane duygu yaşadım diyebilirim. Seni kucağıma aldığımda inanılmaz hafifledim. İlk önce sana baktım ağlıyordun kucağımda  daha yıkamamışlardı  bile seni.. Pespembe bedenin çığlık çığlığa ağlarken seni öptüm bir kere. Daha sonrasında da elinin ve ayaklarının parmaklarını saydım tam mı diye.. Sana bakmaya yeni başlamışken elimden aldılar seni.. O an sadece merdivenlerden seni götürecekleri yere koştum. Seni o camekanın arkasında izleyebilmek için. Orada seni bekleyen çok kişi vardı. Nefes nefese kalmışken oradaki kalabalığa sadece çok şükür doğdu dediğimi hatırlıyorum. Bunu söyledikten sonra seni getirdiler ve  o andan sonrasını pek hatırımda değil.. Sadece sevinçten ağlayan, gülen, birbirine sarılan bir kalabalık vardı. Hemşireler seni giydirirken sadece izleyebildim. O an dünya durdu benim için etrafımda yaşanan hiç bir şeyin benim için bir önemi yoktu. Sadece seni izliyordum. Aklımın bir köşesinde de annenin hala içerde olduğu.. Seni odaya aldılar.  Annenin sabahtan beri suni sancı almasından ve bir şey yiyememesinden dolayı doğal olarak aç olarak geldin odana.. Sürekli ağlıyordun.  Sıra annendeydi anneni bekledik deden,anneannen ve babaannenle birlikte. Daha sonrasında annen geldi ve her şey tamam olmuştu. Sezeryan başarılı geçmiş annende sağlıkla gelmişti yanımıza.. Duyguları o kadar yoğundu ki.. Ee kolay değil.. 41 hafta boyunca karnında taşıdığı,iletişim kurduğu kızına kavuştu sonuç olarak.. Artık tam bir aile olduk sen aramıza girdiğinde güzel kızım.. Ben kendimi o kadar kasmışım ki duygusal olarak o an kendimi boşaltamadım.. Çünkü güçlü durmam gerekiyordu. Çok duygulandım,çok heyecanlandım ama ağlamamak için kendimi hep tuttum..

Bizim bir parçamız olarak 10 Kasım günü saat 18.16’da  dünyaya gözlerini açtın hayatımızın anlamı oldun.. Böyle bir günde doğmanın benim için şöyle bir anlamı oldu. Düşünce yapısı olarak çocukluğumdan beri Atatürk’ü çok severek hep onu anarak ve Atatürk’çü bir düşünceyle büyüdüm. Doğacağın günün hüznü büyük olsa da kalbimizde,etrafımdaki herkese şunu söyledim. ‘ Bir Atatürk ölür,Bir Atatürk’çü doğar.. ‘ Kendi sahip olduğum değerlerle seni yetiştirmeye çalışacağım Melisa’m. Seni o kadar çok seveceğiz ki annenle.. Senin için elimizden,kalbimizden,içimizden ne geliyorsa yapmaya çalışacağız… Sen artık bizim kalbimizsin.. Seni gelecek günlere  en güzel şekilde hazırlayacağız… 

  Kime benzediğin konusuna gelirsek.. Biraz ben biraz annen ortaya karışık olmuşsun güzel kızım 🙂 Daha yüzün çok değişeceği için bu konuda yoruma kapalı. Zaman gösterecek artık  kime benzediğini 🙂 

23619179_1879644708716349_1012818528_n

Normalde fotoğraflarını paylaşmayacaktım kızım.. Ben nazara inanan bir insanım.. Biraz kendini topla seninle daha ne fotoğraflar çekeceğiz… Çok güzel anılarımız olacak… Benim bu hayata veda ettiğim güne kadar hep yanında olacağıma söz veriyorum… 

 

  Seni seven Baban.. 

    

 

 

 

 

          Melisa’m..

 Gün geçtikçe çoğalan heyecan,tedirginlik,mutluluk,duygusallık ve daha yazamadığım bir çok hissi aynı anda yaşıyorum. Hayatımın dönüm noktası olduğunu düşünüyorum. Doğumun yaklaştıkça kendimde düzeltemediğim neler varsa düzeltmeye çalışıyorum. Sorumluluklarımın artacağının farkında olmak her şey için beni daha çok motive ediyor.Yaşamımızın bundan sonraki kısmında senin hayatımızda olacağını bilmek ekstra  mutluluk ve güç katıyor bize. Günler o kadar hızlı geçiyor ki benim için sanki annen dün hamile olduğunu söyledi bana.. O günkü heyecanım katlandıkça katlandı çok kocaman bir hal aldı.. Hani o kadar kocaman ki 9 aydır yüzünü bile hiç görmediğim bir insan için bu kadar heyecanlanmak,onu bu kadar sevmek bana ütopya geliyor aslında. Bazen kendi kendime soruyorum ” Ergin neler oluyor sana? ” Sonra diyorum ki çok mu çok güzel bir kız geliyor hayatına senin ve hayatında en çok sevdiğin ölümüne tutkuyla bağlandığın aşık olduğun kadının bir parçası.. İkinizin parçası..  Kendimi bazen seninle yapacağımız şeylerin hayalini kurarken yakalıyorum. Bazen seni düşünürken aptal bir gülümseme ile  yakalıyorum kendimi. Bazen bana sarıldığında nasıl hissedeceğimi düşünüp gözlerim doluyor.. Çok enteresan  bir duygusun benim için. Hiç tatmadığım ama  hayatım boyunca biliyormuşum gibi içimde olan.. Şöyle bir bakıyorum da iyi ki hayatımıza gireceksin. Hayatımızdaki renklerimize bir renk daha ekleyeceksin..  Bugün 37.haftamız bitti. Yani senin hayatımıza tamamiyle girmene en fazla 2 hafta var. 37 haftadır bir kere bile yüzünü göstermedin bize hep yarım yamalak gördük ama biz tamamladık seni düşüncelerimizde. Nasıl bir yüzün olacağını sadece tahmin edebiliyoruz.. Çünkü annen gibi inatsın galiba göstermedin kızım. 🙂 Olsun 2 hafta daha göstermessin sonra ısırcam o yanaklarını.. 

  37. Haftamız bittiğine göre doktor kontrolümüzü anlatayım birazda.. Doktorumuzdan gerçekten çok memnunuz. İlk yazılarımda anlattığım doktorumuzun ‘buzluk’ gibi olmasının bizimle ya da doktorla alakası yokmuş onu anladım. Şimd düşünün ki adama bir ton hasta geliyor sonuç itibariyle. Hamileliğin ilk 3 ayında ne anlatsın adam. Zaten haşhaş tanesi kadar bişeysin sonuç itibariyle. Ne diyecek aa bakın size el mi sallıyor diyecek 🙂 Sen büyüdükçe geliştikçe doktorumuzda sıcak kanlı bir insan olmaya başladı. Çünkü seninle ilgili anlatacağı şeyler doğal olarak çoğaldı ve daha çok konuşmaya başladı bizimle. Doktorumuzla ilgili bir bilgi paylaşmak istiyorum. Doktorumuz soğukkanlı bir adam.Yani show yapmıyor anlayacağın.. Yok size el salladı, -Aa size el sallıyor bakın tarzı söylemleri yok. Ne gerekiyorsa onu konuşuyor. Anneni şunu ye,bunu yeme,şunu yap,bunu yapma diye sıkmıyor herşeyden önce. Gerekli ne ise onu söylüyor ve ayrıntılı bir şekilde muayene ediyor sağolsun. Doktorumuzu seviyoruz ve buradan da hamile olan bütün bayan arkadaşlara tavsiye ediyorum Tarsus Medical Park Hastanesinde Opr.Dr. Mahmut GÜDEN’i tavsiye ediyorum. Haftalık muayene olduğumuzdan ötürü her hafta yazmıyorum.Gelişmeleri yakınen takip ediyor ve notlar alıyorum. Daha sonrasında da toparlayıp yazıyorum. Son muayenemizde doğum şeklimiz belli oldu. Doğum şeklimiz şu an için normal görünüyor.Sevgili kızım lütfen normal doğ olur mu ? Ben herşeyin doğal olmasından yanayım. O yüzden sen de normal doğarsan hem annenin sağlığı açısından,hem senin sağlığın açısından çok güzel olur. Şu anda boyun 49 cm ve ağırlığın 2.840 gram. Baya baya büyüdün. Eğer iki hafta daha içerde kalırsan 3 kiloyu geçeceğiniz düşünüyorum baban olarak. Tabi bu işin tıbbi boyutunu doktorumuz daha iyi bilir. Artık alarm konumundayız. Her an herşey olabilir diye dikkati elden bırakmamak lazım… 🙂  Herkes seni büyük bir heyecanla bekliyor. Başta annen ve ben çok sabırsızız. 2 numaraya galiba Mert amcanı koyarım.. Mert amcan baya baya sana endeksli seni rüyasında bile görüyor sen düşün gerisini 🙂 Sen benim ailemin ve  annenin ailesinin ilk torunusun.  O yüzden herkes seni bekliyor. Herkes çok sabırsız iki kelimeden birisi Melisa ! 🙂 İsa deden telefonundan ultrason fotoğraflarına bakıyormuş sürekli.:) O da çok heyecanlı dede olacağı için. Ama bana dede demesin büyükbaba desin diyor şimdilik bakalım sen doğunca daha ne değişiklikler göreceğiz dedende..

 

                                      Burda da güzel kızımın fotoğrafları  ♥ 

  Fotoğraf demişken.. Güzel kızım seninle birlikte anılarımız olsun istedik hem hamilelikte hem doğumda hem de doğum sonrasında bir fotoğrafçı ile anlaştık. Hatta ilk çekimimizi yaptık bile.Çok aşırı eğlendik ve güldük. O fotoğrafları da doğumdan belirli bir süre sonra burada paylaşacağım. Seninle birlikte çok güzel anılarımız olacak ! 🙂 Bunlar daha başlangıç…

  Bu yazıyı yazarken arkada çok sevdiğim bir şarkı çalıyor.. Şu an sonundasınız yazının ama tekrar okursanız ve Pentagram- Sonsuz Akustik dinlerseniz keyif alacağınızı düşünüyorum. Ben yazarken çok keyif aldım. Umarım sizler de okurken keyif almışsınızdır.. Artık doğumdan sonra yazacağım. Herkese iyi hafta sonları! 🙂 

 

 

 

                                                           Benim canım kızım,

  Öncelikle ben senin tekmelerini yiyebilir miyim ?  Seninle her gün konuşmaya çalışıyorum. Tepkilerini almaya çalışıyoruz annenle birlikte.  Sen de bizim gibi sıcağı sevmiyorsun. Elimiz sıcak olduğunda seslensek bile tepki vermiyorsun. Artık bizi çok rahat duyduğun  ve seslerimizi ayırt edebildiğin için anneciğinin karnıyla resmen arkadaş olduk. Günün yorgunluğunu seninle atıyoruz.. Gerçekten olağanüstü bir olay. Zamanın bu kadar hızlı geçmesi hem beni sevindiriyor hem de  içimde bir telaş var… Telaş derken sana bakamayacağımdan vesaire değil. Sana bakmak benim için dünyanın en güzel şeyi olacak sanırım. Şu anda  herşeyden vazgeçmeye hazırım. Sana alışana kadar geçecek olan süre çok kısa olacak. Çünkü her gün birşeyler öğrenmeye, her geçen gün ise kendimde bulduğum hataları düzeltmeye ve s seni beklemeye hazırlanıyorum… 

 

Artık herşeyimiz hazır.  Hastane için annen ve senin bavulun,odan,uyku arkadaşın,nevresimlerin,yastıkların,park yatağın,beşiğin,bebek araban araba koltuğun.. Aklımıza ne gelirse hazır. Ne kadar hazır desekte sen doğduktan sonra sana göre şekillendireceğimiz şeyler var. Şimdilik beşiğin ve nevresimlerini paylaşacağım… 

 

 

İşte benim güzel kızım beşiğin hazır senin huzurlu ve mutlu uyuman için seni bekliyor.. Seni bekleyen sadece beşiğin yok elbette… Bir çok insan senin bir an önce gelmeni bekliyor başta annen ve ben … 

 

Güzel kızım bitanem canımın içi Melisa’m artık bir rocker olduğunu biliyorum.. 🙂 Nasıl mı biliyorum ? Arabayla yolculuk yapmayı çok seviyorsun anladığım kadarıyla.Çünkü ne zaman arabaya binip annenle bir yolculuk yapsak elin ayağın durmuyor.. Tabi ben bunu arabada açtığım şarkılara bağlıyorum 🙂 Genelde annende olduğu için araçta annenle ortak  kanıya vardık ki sen gerçekten rock şarkılara ekstra bir tepki veriyorsun içerde..  Aferin benim kızıma müzik kulağın var senin 🙂 Galiba sen bana benziyorsuun ! İnşallah gözlerin annene benzer güzel kızım ! 🙂

 

Şimdi gelelim doktor kontrolümüze.. Kızım doktor kontrollerimiz sıklaştı o yüzden ben hem sana yazacaklarımı kafamda topluyorum hem de 2-3 gidişimizi birden yazayım istedim. Çünkü artık haftada  bir gidiyoruz doktorumuzun yanına.. Kontrollerimizi aksatmadan yaptırıyoruz ki içerde bu sevimli mi sevimli güzel mi güzel kıza hiçbir şey olmasın !! Artık  NST ( NonStres Test) diye bir cihaza bağlamaya başladılar anneni.. Bu cihaz senin kalp atışlarının 15 dakikada nasıl seyrettiğini ve  annenin sancı durumunu ölçen bir cihaz. Her gebelikte yapılıyormuş Kalp atışlarını izliyoruz hatta annenle makara bile yapıyoruz 🙂 Bu cihaza bağlandığında annen ve ben bir şarkı seçiyoruz. Sırayla söylüyoruz ve kalp atışlarını takip ediyoruz. En son bunu yaptığımızda ben sana Mor ve Ötesi’nden Sevda Çiçeği’ni söyledim. Kalp ritmin 154′ e kadar çıktı… Daha sonra olanlar epey bir komik.. Annen Aleyna Tilki’nin  O  Sen Olsan Bari isimli şarkısını söyledi. Daha Nakaratın 5.kelimesinde nabzın düşmeye başladı.. 135… 130… 127… ve nabız gitti.. NST cihazının annenin karnına bağlanan kısmına nasıl bir hışımla tekme attıysan cihaz yerinden oynadı  ve nabız yok oldu. Kesin olarak sen bir rocker olacaksın güzel kızım ! Babanın yolundan şaşma ! 🙂 

 

Sonunda bize birazcıkta olsa yüzünü gösterdin güzel kızım 🙂 Şu anda 2.232 gramsın ve 44 cm uzunluğundasın.. Tahmini olarakta 3 kilonun üstünde doğacaksın bir sıkıntı çıkmaz ise… Beklemedeyiz Melisa’cım.. Sen gelene kadar kuzenin Nil ile antreman yapıyorum gayet başarılıyım bir çok şeyde… Sağlıkla kucağımıza gelmen dileğiyle..!

 

 

Seni seven baban ! 🙂 

 

Not : Bu blog’u okuyan ve gerçekten takip eden güzel insanlar..  Bilin ki ben bu blog’u herhangi bir maddi amaç gütmeden sadece yakın zamanda doğacak kızıma kendimce,dilimin döndüğünce,bazı yazım hatalarıyla ve tamamiyle içimden gelen bütün duygularımı yazarak paylaşıyorum.. Belki aranızda abarttığımı düşünenler olabilir ben sevgisini en yüksek noktalarda yaşayan ve yaşatan bir insanım.. O yüzden eğer burada bir hatam oluyorsa affola..  Blog yazma fikri aklıma geldiğinde bu blog’u  kitap haline getirip kızıma hediye edeceğim.. Yani eğer bu blog’u beğeniyorsanız ve gerçekten takip ediyorsanız  daha çok insanın benim bu heyecanımı paylaşması için lütfen bu blog’u paylaşın 🙂 Herkese mutlu günler 🙂